Tarih 07 Ocak 2010 Perşembe, 12:24 | Bölüm Haberler
SÖYLEŞİ VAR!

8 Ocak Cuma günü saat 14:00'de Anadolu Üniversitesi, Kongre Merkezi Kırmızı Salon'dayım... Edebiyat, müzik ve hikayeler hakkında sohbet edeceğiz. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Kulübü'nün düzenlediği bu etkinliğe tüm Eskişehirliler davetlidir...
Tarih 22 Kasım 2009 Pazar, 21:35 | Bölüm Haberler
Salı günü 15:35’te Açık Radyo’da Yağmur Taylan ve Durul Taylan’ın hazırladığı müzikli sinema programı “Manolya”ya katılacağım. Programda Anvil’i anlatan belgesel “Anvil: The Story of Anvil” hakkında konuşacağız. Tüm zamanların en iyi rock filmlerinden biri olduğunu düşündüğüm bir film “The Story of Anvil”. Hatta bu yüzden Headbang’in Aralık sayısında bu film ekseninde Anvil’i anlatan bir yazı kaleme almıştım. Taylan Biraderler’le hep böyle garip senkronize akıl yürütmeler yaşıyoruz, onlar da çok seviyormuş filmi, programı ona ayırmayı düşünmüşler. Bir şekilde yollarımız yine kesişti yani:) Neyse efendim, Açık Radyo 94.9 frekansında. Ayrica www.acikradyo.com’dan da dinlenebiliyor. Filmi izleyenlerin dinlemesini tercih ederiz, zira konuşurken kesin spoiler veririz gibime geliyor…

Photobucket
Tarih 10 Kasım 2009 Salı, 01:45 | Bölüm Haberler
Photobucket

Açıkçası biri sürü çekincem vardı bu imza günüyle alakalı. Yıllardır yeni bir kitaba imza atamadığımdan dolayı içimde her geçen gün büyüyen pişmanlıkla karışık bir mahçubiyet var. Fakat bir yandan da yayınevimin "standby" konumundan dolayı "Hayalet Kitap"ın okurla buluşamadığını görüp acı çekiyorum. Altı yıllık bir kitap olsa da hala bu romanla ilgili "nereden bulabiliriz" email'ları aldığıma sevinsem mi, üzülsem mi bilemiyorum. Neyse işte bu gibi sebeplerden dolayı bu imza gününü tertipledik. Bunun için Yüxexes standının kapılarını açan Güven Erkin Erkal'a ve orada bana yardımcı olan herkese teşekkür ederim.

Saat 13:00 gibi tekerli bavuluma "Hayalet Kitap"larımı doldurdum ve Jack Bauer'ı aratmayan bir aksiyonla 13:30'daki Tüyap servisine "uzatma"lar sayesinde yetiştim. Beylikdüzü'nün ne kadar uzak olduğunu hatırlatan bir yolculuktan sonra 14.40 gibi Yüxexes'in heybetli standına ulaştım. Benden önce gelen okurlar vardı, şaşırdım. Daha standı kitaplarla donatmadan imza hadisesine başladık. Tabii ki birkaç gün önceden "ilk imzayı ben alacağım" diyen İrem sıranın başındaydı. İrem ilk imzayı aldığı için ne kadar mutlu olduysa, ben de benden ilk imzayı almak için fuara erkenden gelmeyi göze alacak bir sevgiyle karşılaştığım için o kadar mutlu oldum. Ama çaktırmadım, karizmamı çizdirmedim:) O ilk imzadan sonra yaklaşık bir saat kesintisiz imza vermeye devam ettim. El yazım kötü, bir saat boyunca biraz da acele ederek yazınca iyice kötüleşiyor. Bunun için kusura bakmayın. Neyse, bir saatten sonra da okurlar (bu kelimeyi de fonetik olarak sevmiyorum aslında) gelmeye devam etti, öyle ki bitiş saatini bir saat daha erteledim. İyi ki etmişim çünkü geç kalan birçok arkadaş (evet bu daha iyi) oldu...

Ha bu arada sadece kitaplara değil, iki gitara da imza attım! O güzel gitarlara çirkin imzamı atarken gitarlara bir an acıdım ama içten içe de okuyucunun müzisyen olmadığım halde beni bu kadar müzikle ilişkilendirmesine sevindim. Rock star gibi hissetmedim değil:) Bir de fotoğraf çekilirken öyle hissettim.

Kitapları o anda stand'dan satın alanlar kadar, yanında kitaplarla gelenlerin olması beni çok sevindirdi. Keşke gelen herkesle sohbet edebilme şansım olsaydı.

Şu an yüz civarında insanın evinde okunmak üzere bir "Hayalet Kitap" ya da "Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları" duruyor. Belki de ben bu yazıyı yazarken o kitaplar okunuyor. Bunu bilmek, bunu hissetmek yaşadığım en büyük heyecan... Başka hiçbir şeye benzemiyor...

Hikayelerimin son kullanma tarihinin geçmediğini bana gösterdiğiniz için çok teşekkürler. Yeni roman için bana güç ve ilham verdiniz.

Dönüş yolunda tekerli bavulumun hafiflemiş olduğunu hissetmek çok güzeldi...


     

      
Tarih 27 Ekim 2009 Salı, 15:09 | Bölüm Haberler
İMZA GÜNÜ: 7 Kasım CUMARTESİ 15:00-17:00 YUXEXES standı

Öncelikle yeni sitemize hoşgeldiniz. Nihayet son 6-7 yıldır tepedeki "Okul" banner'ı dahil hiçbir şeyi değişmeyen ana sayfamızın çehresini değiştirmeyi başardık. "Webmaster of Puppets" Cenk Sarı'ya teşekkürler.

Ana sayfa bugünden itibaren blog mantığında işleyecek. Çok fazla update edilir mi bilinmez, zira boş zamanımın çoğunu yeni romanın çalışmalarına ayırıyorum bu ara. (Bir de futbola, o konuya sonra geleceğiz) Ama dergide işlerimi bitirdiğimde msn'de kaytaracağıma buraya bir şeyler karalamayı tercih edersem sık sık güncellenen bir blog olabilir Düşler ve Kabuslar.

Bu blog macerasının ilk bölümünü İstanbul Kitap Fuarı'ndaki "İmza Günü" hikayesine ayırayım. Foruma ve facebook'taki etkinlik sayfasına yazdığım üzere iki kitap yayımlatmayı başarmış olsam da İstanbul Kitap Fuarı'na okur olarak değil, yazar olarak katılmak, orada bir etkinliğin parçası olmak nasip olmamıştı. Bu sene bunu kırayım dedim ve Yuxexes standı'nda imza günü tertip etmeye karar verdim.

İmza günlerini her ne kadar "ölümüne kasıcı" bulsam da yazar ile okurun birebir iletişim kurduğu tek "fasilite" olduğu için de faydalı buluyorum. Hem bu sayede şu an kitapçılarda bulunması zor olan "Hayalet Kitap" ve "Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları"na birçok insan ulaşabilecek. İkisinin de baskıları tükenmek üzere. İnternet'ten satın alabiliyorsunuz ama bu halen daha Türkiye'de tercih edilen bir yöntem değil. Bazen kitapları bulamayan okurlara ben gönderiyorum ama o da pek "yakışıklı" bir görüntü oluşturmuyor. Sonuç olarak bu kitap fuarı aktivitesi "Hayalet Kitap" ve "Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları"nı merak eden ama onları bulamayan okurlar için de iyi olacak diye düşünüyorum.

İşte bu ve benzeri sebepler beni bu imza gününü organize etmeye itti. Ha bir de şu var; yeni romanım "Varolmayan"ı yarılamayı başardım, o yüzden vicdanım rahat, bitirmiş olsam daha rahat olurdum ama işte bir anlığına kitap fuarı uktesini yok etmek daha cazip geldi. Umarım pişman olmam:)

Son olarak: imza bahane, maksat muhabbet! Gelirseniz çok sevinirim.