Güzel bir imza gününe imza attık:)
Tarih 10 Kasım 2009 Salı, 01:45 | Etiket(ler) Haberler
Açıkçası biri sürü çekincem vardı bu imza günüyle
alakalı. Yıllardır yeni bir kitaba imza atamadığımdan dolayı içimde her geçen
gün büyüyen pişmanlıkla karışık bir mahçubiyet var. Fakat bir yandan da
yayınevimin "standby" konumundan dolayı "Hayalet Kitap"ın
okurla buluşamadığını görüp acı çekiyorum. Altı yıllık bir kitap olsa da hala
bu romanla ilgili "nereden bulabiliriz" email'ları aldığıma sevinsem
mi, üzülsem mi bilemiyorum. Neyse işte bu gibi sebeplerden dolayı bu imza
gününü tertipledik. Bunun için Yüxexes standının kapılarını açan Güven Erkin
Erkal'a ve orada bana yardımcı olan herkese teşekkür ederim.
Saat 13:00 gibi tekerli bavuluma "Hayalet Kitap"larımı doldurdum ve
Jack Bauer'ı aratmayan bir aksiyonla 13:30'daki Tüyap servisine
"uzatma"lar sayesinde yetiştim. Beylikdüzü'nün ne kadar uzak olduğunu
hatırlatan bir yolculuktan sonra 14.40 gibi Yüxexes'in heybetli standına
ulaştım. Benden önce gelen okurlar vardı, şaşırdım. Daha standı kitaplarla donatmadan
imza hadisesine başladık. Tabii ki birkaç gün önceden "ilk imzayı ben
alacağım" diyen İrem sıranın başındaydı. İrem ilk imzayı aldığı için ne
kadar mutlu olduysa, ben de benden ilk imzayı almak için fuara erkenden gelmeyi
göze alacak bir sevgiyle karşılaştığım için o kadar mutlu oldum. Ama
çaktırmadım, karizmamı çizdirmedim:) O ilk imzadan sonra yaklaşık bir saat kesintisiz imza
vermeye devam ettim. El yazım kötü, bir saat boyunca biraz da acele ederek
yazınca iyice kötüleşiyor. Bunun için kusura bakmayın. Neyse, bir saatten sonra da okurlar (bu kelimeyi de fonetik olarak sevmiyorum aslında) gelmeye devam etti, öyle ki bitiş saatini bir saat daha erteledim. İyi ki etmişim çünkü geç kalan birçok arkadaş (evet bu daha iyi) oldu...
Ha bu arada sadece kitaplara değil, iki gitara da imza attım! O güzel gitarlara
çirkin imzamı atarken gitarlara bir an acıdım ama içten içe de okuyucunun
müzisyen olmadığım halde beni bu kadar müzikle ilişkilendirmesine sevindim.
Rock star gibi hissetmedim değil:) Bir de fotoğraf çekilirken öyle hissettim.
Kitapları o anda stand'dan satın alanlar kadar, yanında kitaplarla gelenlerin
olması beni çok sevindirdi. Keşke gelen herkesle sohbet edebilme şansım
olsaydı.
Şu an yüz civarında insanın evinde okunmak üzere bir "Hayalet Kitap"
ya da "Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları" duruyor. Belki de ben bu
yazıyı yazarken o kitaplar okunuyor. Bunu bilmek, bunu hissetmek yaşadığım en
büyük heyecan... Başka hiçbir şeye benzemiyor...
Hikayelerimin son kullanma tarihinin geçmediğini bana gösterdiğiniz için çok
teşekkürler. Yeni roman için bana güç ve ilham verdiniz.
Dönüş yolunda tekerli bavulumun hafiflemiş olduğunu hissetmek çok güzeldi...