Düşler ve Kabuslar
Düşler ve Kabuslar
Home | Profile | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
 All Forums
 Sinema / Edebiyat / Sportif durumlar
 DVK TELEGOL
 Nba ::: Yaz Dönemi - FA savaşları ve Takaslar
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Previous Page | Next Page
Author Previous Topic Topic Next Topic
Page: of 82

voodoor

Zimbabwe
2059 Posts

Posted - 07/11/2010 :  12:07:40  Show Profile  Click to see voodoor's MSN Messenger address  Reply with Quote
Khimkiden Mozgovu NYK almış . Avrupada bu sene aldığı dakikaları iyi değerlendirmişti. Ama New York'da iş yapar mı orası çokda kolay değil sanki.

quote:
"what's the difference between saturn and lebron james? they're both big and full of gas, but at least saturn has rings."

Valla güzelmiş +1 :D

Go to Top of Page

Hixxxer

Turkey
1200 Posts

Posted - 07/11/2010 :  12:58:36  Show Profile  Click to see Hixxxer's MSN Messenger address  Reply with Quote
Lebron alay konusu oldu iyi de oldu cidden. Ha Lakers' ı silsinler artık piyasadan :) - KOBE'Yİ DEMİYORUM DİKKAT EDELİM!- Bynum,Fisher,sevemedim Flamenkoş çocuğu Gasol -Artest' i hiç saymıyorum :)- olacak iş değil bu. Kobe' nin Jordan mertebesinde olduğu aşikar.. Neyse konumuza dönelim, Lebron'ın "tek" olması için bırakın Kobe' yi önce Durant' ın bu sene yaptığı itibarı perdelemesi lazım. Jordan' a daha çoooook var ! ki bunlar da Wade' in YANINA GİDEREK imkansız hale girdi hadi bakalım Real Miami napabilecek Hollywood çocuklarına göreceğiz.

Go to Top of Page

voodoor

Zimbabwe
2059 Posts

Posted - 07/11/2010 :  13:02:55  Show Profile  Click to see voodoor's MSN Messenger address  Reply with Quote
quote:
Kralisyon / MURAT MURATHANOĞLU |


Kendini kral ilan eden birisi için en zor an kral olma vasıflarına sahip olmadığını anladığı andır. Michael Jordan ve Isiah Thomas NBA’deki yedinci yıllarında NBA şampiyonluğuna ulaştılar. İkisi de kendilerini draft eden takımlarla bir büyüme süreci yaşadılar, yenilerek, elenerek ve hedefe ulaşamayarak, hedefe ulaşmayı başardılar. Thomas’ın Detroit Pistons’ı Doğu’da New York Knicks, Atlanta Hawks ve Boston Celtics’den şampiyonluğa giden yol nasıldır derslerini aldı. Jordan için en büyük engel Thomas’ın Pistons’ıydı. Ama her iki oyuncu bir Magic Johnson veya bir Larry Bird gibi etrafında güçlü bir destek veren kadro olmadığından dolayı şampiyon olmaya çok zor yollardan gelmişlerdi. Thomas Detroit’li değildi, Jordan’da Chicago’lu değildi. Ama ikisi de kendilerini draft eden şehirleri zor günlerde, tüneli ucundaki ışığın uzak olduğu gibi görünen günlerde terk etmedi.

LeBron James bu sezon Cleveland Cavaliers ile yedinci yılını tamamladı. Henüz şampiyonluk yüzüğü yok. Kral James doğduğu ve büyüdüğü şehrin takımında forma giyiyordu. Şampiyonluğu olmasa da, efsaneleşme yolunda önemli adımlarla ilerliyordu. Cleveland, Amerikalıların “The mistake by the lake” dedikleri, yani “Gölün kenarındaki hata” olarak tanımladıkları ekonomisi çökmüş, medyası giderek küçülen ve spor tarihi büyük hayal kırıklıklarla dolu bir şehir. Morale, desteğe, kurtarılmaya ihtiyacı olan bir şehir. Cleveland esasında bir Amerikan Futbol şehri. Ateşli, sadık ve özverili spor taraftarları var. Amerikan Futbol takımları olan Cleveland Browns bu şehrin en önemli temsilcisiydi. Onlar ve sahipleri Art Modell, 1996 yılında pılısını pırtısını toplayıp takımı Baltımore’a taşıdı ve Baltımore Ravens’a dönüştüler. Cleveland’ı terk eden Modell şehrin uzak ara en nefret edilen kişisi olmuştu. Cleveland Browns bir Super Bowl’da bile oynamadı. Baltımore Ravens ise 2000 yılında Super Bowl’u kazandı. Beyzbol takımı Cleveland Indians en son 1948 yılında şampiyon olmuştu. Cleveland Cavaliers bir kez NBA Finaline kalabildi ve San Antonio Spurs onları süpürmüştü. Cleveland’ın spor tarihinde hayal kırıklıklarını özetleyen ve A.B.D spor literatürüne geçmiş, o kadar çok kelime var ki. Çoğunun sizin için bir anlamı olmayabilir, çünkü Amerikan Futbolu ve beyzbol sporlarını da içeriyor, ama yinede belki merak edenler vardır ve “google” yapıp öğrenmek isterler diye yazıyorum. “The Catch” (1954 Willie Mays), “Red Right 88” veya diğer adıyla “The Pick” (1981 Mike Davis), “The Drive” (1987 John Elway), “The Fumble” (1988 Earnest Byner), “The Shot” (1989 Michael Jordan), “The Choke” (2007 Manny Ramirez). Ve şimdi de “The Decision” (2010 LeBron James).

Diğer hayal kırıklıklarından farklı olarak bu bir statta, salonda, veya stadyumda olmadı. Bu kendilerinden biri olarak gördükleri, beraber büyüdükleri, sevdikleri, taptıkları ve şehrin tüm geçmiş hayal kırıklıklarını unutturacak “kurtarıcı” olarak bel bağladıkları LeBron James tarafından bir televizyon stüdyosunda gerçekleşti. Kral, ESPN’de canlı yayında, kraliyetini terk edeceğini ve kendisi için en doğru olanı yapacağını ve Toronto Raptors’ın kralı Chris Bosh ve Miami Heat’in kralı Dwyane Wade ile bir “kralisyon” kuracaklarını açıkladı. NBA tarihinin en güçlü drafti olarak gösterilen 2003 Draft’inin de birinci, dördüncü ve beşinci sırada seçilen oyuncuları A.B.D Milli takımında olduğu gibi bir araya gelip, aynı formayı giyip bu kez altın madalyayı değil, NBA Şampiyonluğunu kovalayacaklardı.

Süperyıldızlar, yani gerçek süperyıldızlar baskıyı sever. Strese bayılır. Ateşten gömleği seve seve giyer. El yakan topu kullanmak için yanar tutuşur. Jordan öyleydi. Kobe Bryant da öyle. Herkes James’in de öyle olduğunu, daha doğrusu olması gerektiğini düşünüyordu. ESPN’de canlı yayında “Artık hepimizin her gece 30 sayı atmak, yüksek yüzdeyle şut kullanmak ve çok süre almak için üzerinde baskı olmayacak.” sözlerini hangi gerçek bir süperyıldız söyler ki? Hangi kral halkını, reayasını bu sözlerle şaşırtır? Bunu söylese, söylese süperyıldızın bonusu söyler. Chris Bosh bunu söylese anlayabiliriz. Ama mesela böyle birşeyi Dwyane Wade asla söylemez. Kobe’ye böyle bir şeyi söylemeyi bile kimse teklif edemez. Ama Kral, bunu canlı yayında, herşeyin kendisinin ve ekibinin kontrolünde olduğu bir ortamda rahatlıkla söyledi. Kolay yolu seçti. Belki de tüm yeteneklerine rağmen, kendisinin sadece çok donanımlı bir görev adamı olduğunu vurguladı. Sonuçta Dwyane Wade arkadaşlarını Miami’ye hiç sahip olmadığı bir şeyi kazanmalarına yardımcı olmaları için getirmedi. Onun zaten bir şampiyonluk yüzüğü var. LeBron ve Bosh’a ihtiyacı olan Wade değil. Matematiği siz yapın ve kimin kime ihtiyacı var onu belirleyin! (Bu arada LeBron ve imaj ekibi, akıl hocaları Miami takımının formalarının ortasında artık bir hedef tahtası olduğunu hiç hesaba katmıyorlar).

“The Decision” sonrası Cavs’ın sahibi Dan Gilbert, A.B.D spor tarihine “The Letter” diye geçecek olan, James’in “korkak”, “bencil”, “narsist, “hain” olduğunu kaleme alırken, Cavaliers taraftarının hislerini de duyurdu. LeBron’ın bu kararı Miami Heat taraftarlarını çok mutlu ederken, NBA Başkanı David Stern ve NBA yetkilileri dahil bir çok kişiyi de mutsuz etmiştir, kızdırmıştır. Bunların başında da LeBron’ın sponsorları ve özellikle de “Nike” geliyor olmalı. Nike’ın Cleveland’da ki dev “Hepimiz Tanık Oluyoruz” LeBron reklamı zarar görmesin diye polis sabaha kadar başında nöbet tutmuş. Cleveland barlarında LeBron fotoğrafları, posterleri ve maketleri yırtılmış, yakılmış ve çöpe atılmış. Cleveland sokaklarında LeBron’ın parayla satın alınmış formaları yakılmış. Bu arada Chicago, New York, New Jersey, Orlando ve Los Angeles’da da çok sayıda insanın bu karara tepki gösterdiğini de belirtelim. Şimdiden bir çok spor yazarı ona “Benedict LeBron” lakabını yapıştırdı bile. (Not: Benedict Arnold A.B.D tarihinin en büyük vatan hainidir).

LeBron James NBA tarihinin en önemli oyunculardan birisi olabilir. Ancak bundan böyle gerçek sporseverler onun gerçek bir süper yıldız olmadığını bilecektir. Onun bencil, yüksek egolu ve paraya büyük önem veren birisi olduğunu hatırlayacaklardır. Sakın LeBron’ın daha ucuza Miami’ye gittiğini ve mutlu olmak için maddi fedakarlıklar yaptığını da düşünmeyin. LeBron yedinci yılın sonunda da gelmeyen bir şampiyonluk yüzüğünden dolayı hızla Tracy McGrady platformuna ilerlediğinin farkındaydı. Kendisine güvenemedi, kendisine inanamadı, taşın altına elini sokmak istemedi, risk etmedi ve T-Mac gibi olmamak için “imdat” dedi. Bu ani bir karar değildi. LeBron ve arkadaşları bunu bir süredir pişiriyorlar ve büyütüyorlardı. Önümüzde kısa bir süre içinde bu üçlünün muhtelif sponsorluk ve reklam anlaşmalarını peşpeşe izleyeceğiz. Miami vergi kanunlarından dolayı en uygun şehir bile seçilmiş olabilir. Bu karar “para” ile ilgili bir karardı, kariyerini daha uzun süreler zirvede tutabilmek için atılmış bir adımdı, şampiyonluk yüzükleriyle ilgili değildi. LeBron James tacını canlı yayında çıkardı. Sadece kendisini küçük düşürmedi, onu herşeyden çok seven, ona inanan ve ona ihtiyacı olan tüm Cleveland şehrini ve halkını canlı yayında, herkesin gözleri önünde de küçük düşürdü. “The Decision” seviyesi düşük, klassız, basit bir promosyon, tanıtım ve reklam numarasıydı. Amacına ne kadar ulaştı bilemem, ama o yayın sayesinde LeBron James bir çok Cleveland’lıya Art Modell’i unutturdu. Ve nefret listesinin başındaki tahta oturdu.


yazının orjinali burada :: http://www.basketdergisi.com/kralisyon-murat-murathanoglu.html


Edited by - voodoor on 07/11/2010 13:03:30
Go to Top of Page

tribalpk

578 Posts

Posted - 07/11/2010 :  14:32:32  Show Profile  Reply with Quote
fena döşemiş :)
Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/11/2010 :  15:29:36  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
quote:
Originally posted by Sex Type Thing
hos Spectrum; bu yorumu Chatjam yapsa kabul edebilirdim, fakat basketbol bilgin bir yana, klasik dogu konferans fanatigi bir yorumda bulunmussun Lakers hakkinda:)
Kobe limitini gecen sezon basinda da doldurmustur dogu konferansi fanatigi yazarlari tarafindan; ve sana gore simdi yine doldurdu; hatira tazelenmesi gerekirse, son dogu konferansi 3 peat sampiyonu 35 yasinda almistir son sampiyonlugunu bryon russell'in ustunden su an jenerik olan sutuyla...
Lakers sozkunusu ise;igde bu takim kadar uzun boylu ve hizli olan arti defansif oynayabilecek mevcut bir takim yoktur,,,Miami'nin aktualitesi de bu faktoru degistirecek konumda degil; hala iceride Gasol, Bynum ve Odom uclusunu tamamiyle durduracak bir guc yok...
Kobe butun sene uc yerinden sakat oynadi; agzini medyaya birgun acmadi; Lebron tek mac dirsegini tuttu, neredeyse playoff bu nedenden dolayi kaybedildiye getirildi. Kobe gerektigi zaman, playoff zamani Jordan istatistikleriyle oynadi; ama herseyden once manevi olarak TAKIMININ basindaydi, LIDER olarak. Lebron elenme sonrasi "my and TEAM will decide what to do next" dedi, dedigi "team" cleveland cavaliers degildi...
Bu oyunun buyukleri caglar boyu formaya oynadilar, sehire oynadilar: Bill Russell, Jerry West, Michael Jordan, Magic Johnson, Larry Bird, hatta Isiah Thomas...bu adamlar medyaya oynamadilar, bu adamlar basketbol oynadilar... bu adamlarin "business manager" leri yoktu, bu adamlarin kalbi vardi...bu adamlarin icin kazanmak lafta degildi; kazanmak herseydi...bu adamlar 6 sene sampiyon olmadilar diye takimlarini birakmadilar; takim arkadaslarini kendileriyle birlikte all-star yaptilar...
Sevgiliniz Lebron sporun bugun nereye geldiginin gostergesidir:Bencil, nankor ve burokratik...Sampiyon olsa bile o sampiyonluk sadece Lebron'a ait olmayacak o kupa...Yoktan varettigi Cleveland'da bir gelecek, saltanat birakti ve herseyden once kendi karakterini birakti...
Kobe saatin 3'unde Gasol'u arayip kendisini motive eder; Kobe her gun sabahin 5'inde kalkip gym'e gider ve antremana ilk kendi gelir, Kobe medyaya tek kelime ve tek cumle konusur; ta ki is bitene kadar. Kobe mac sonrasi takim arkadaslarini restorana goturur ve ceki kendi oder,,,Kobe Los Angeles'lidir, sehirlidir...Kobe gercek son sampiyondur...


"when you do fuck it up; do fuck it up with flair"

Arthur Polat



amma doluymuşsun be :)

benim orada yazdığımı lütfen lakers formanı çıkarıp bir kez daha oku. fanatizmle uzaktan yakından alakası yok çünkü. sadece fikrimi söyledim. ve gerçekçi olalım; sen bu sene lakers final yapar yada kobe playoff'ları 30 sayı ortalamayla tamamlar diyebiliyor musun? ben diyemiyorum. kobe'nin dizleri gün geçtikçe geriliyor. neredeyse kendi imzası olan şutlara kalkamadığı maçlar bile izledik. bu sene durum daha iyiye gidecek diyemem. ve "doğu konferansı fanatiği bir yazar" olarak bu seneki playoff'ların başında lakers'ı favori şampiyon adayım olarak ilan etmemi es geçtiğini düşünüyorum.

eğri oturup doğru konuşalım. ben bir knicks fanatiğiyim. ama laker-hater değilim. tırnak içinde nefret ettiğim ise 2 takım var. boston ve miami. sebebi de knicks tarihinde yazıyor. dolayısıyla boston yada miami için birşeyler söyleseydim bir nebze hak verirdim ama burda boston'ın başının belası olan bir takım için fanatik yorumlar yapmam. hoş, kobe bu yıl kontratını dev rakamlarla tazelerken ve burada eleştirilirken de kobe'yi savunmuşumdur. hak etmiştir demişimdir. jerry buss'ın başka şansı mı var? diye sormuşumdur.

neyse, bunu geçelim, diğer söylediklerin için yorum yapmak artık bana düşmez. zira kobe vs lebron, mj vs lebron tartışmaları yaşanmıştı daha önce de. ben kişisel olarak lebron'ın basketbolunun (beğenirsen beğenmezsin) çılgınlık boyutunda olduğunu düşünüyorum. yani tarif etmesi o kadar kolay değil. şu an hafızamda canlanan görüntülerin eşini benzerini yapabilecek oyuncu bir daha gelir mi ondan bile şüpheliyim. elbette bu subjektif bir hadise. ama lebron nefretkarlığında karşıya kobe yada mj'i basketbollarından ötürü değil de karakterlerinden ötürü koyanlara hala aynı soruyu soruyorum. kobe tecavüzden yargılanırken yada mj kişisel husumet yüzünden isiah thomas'ı milli takıma aldırmamak için elinden geleni yaparken de bunu söyleyebilir miydik? ben söyleyemiyorum. ve sebebim "lebron sevgisi" değil... tarafsız bir gözle baktığımda mj'in servetinin yanına yöresine lebron'ın yaklaşabilmesi şu an pek mümkün görünmüyor. özellikle miami'ye gittikten sonra...

şunu da ekleyeceğim, lebron'ın artık ne yapacağı bizi ilgilendirmiyor. sebebi bize gelmemesi değil. sebebi "hısmımız" olan miami'ye gitmesi. o yüzden şu şampiyon olurmuş, wade'in istatistiği düşermiş falan önemsiz... lebron bize gelmeyerek değil, miami'ye giderek müthiş üzmüştür bizi. ki şurda bir cavs taraftarı olsa da yazsa... (bu adam cavs'i dajuan wagner, bruno sundov, kevin ollie, desegana diop gibi isimler varken alıp buralara taşıdı. tam bir sihirbazlık...) ve dolayısıyla lebron defteri de kapanmış oldu.

son olarak lakers konusunda yazdıklarına ben de şunu ekleyeyim. lakers nba tarihinin gelmiş geçmiş en iyi organizasyonudur. aksini iddia etmek komikliktir. ama geçtiğimiz playoff'larda bençten 0 sayı destek gördüğü zamanları da göz ardı etmeyerek, eğer kadrosunda şok edici değişiklikler yaşanmazsa (ki jerry buss'ı tanıyorsak bu olmayacak) bu sene lakers yarı finalden yukarısını göremez demek fanatizm demek değildir sevgili sex type thing.



Edited by - Spectrum on 07/12/2010 13:33:36
Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/11/2010 :  15:44:05  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
hah murat abi'nin yazısını şimdi okudum. rep+ valla :)



Edited by - Spectrum on 07/12/2010 13:33:15
Go to Top of Page

StarfreedoM

Saint Vincent and Grenadi
1787 Posts

Posted - 07/12/2010 :  08:52:37  Show Profile  Visit StarfreedoM's Homepage  Reply with Quote
Hidayet > Phoenix

Lütfen yalan olsun

Are you threatening me? I'm Great Cornholio. I need tp for my bunghole
Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/12/2010 :  13:32:34  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
quote:
Originally posted by StarfreedoM

Hidayet > Phoenix

Lütfen yalan olsun



The Phoenix Suns didn't want their summer to be defined by losing Amar'e Stoudemire to the New York Knicks, and they made sure of it Sunday night with two major deals, acquiring veteran forward Hedo Turkoglu from the Toronto Raptors for guard Leandro Barbosa and agreeing to a trade with the Atlanta Hawks that will bring restricted free agent Josh Childress, whose rights the Hawks still hold, to Phoenix in exchange for a second-round pick. Childress will receive a five-year, $34 million deal from Phoenix.

amare'den sonra birşeyler yapmanız gerekiyordu. mevcut piyasada o kadar da kötü değil bence. ama onu nasıl kullanmak istediğinizle alakalı biraz. sonuçta toronto'daki problemi iyice analiz etmiş olmalısınız. bu adam "ben topla oynayacam abi!" diye ısrar ediyor. yeri gelince oyunu kurayım, yeri gelince içeri yükleneyim, yeri gelince dışardan şut kasayım istiyor. kendince haksız da değil. ama içeride bir uzun orada boşluk yaratmazsa hedo başarılı olamıyor. bu anlamda orlando başarısı da burda saklı bana göre. fakat amare artık suns'da değil. hedo'yu nasıl kullanacaksınız yada alternatif çözümleriniz nelerdir, içeriden bilgiler gelmeye başlayınca anlayabiliriz onu.

Go to Top of Page

Hixxxer

Turkey
1200 Posts

Posted - 07/12/2010 :  13:49:27  Show Profile  Click to see Hixxxer's MSN Messenger address  Reply with Quote
Nash varken Hedo' nun top dağıtımı saçma olabilir bence. Orlando'daki rolü fazla abartıldı kimse kusura bakmasın lütfen : ) . Orda Spectrum' un dediği gibi taşların yerine oturması için Hedo' nun yaratıcılığı kullanılmalıydı. NASH gibi bir progresif basketbol virtüozu varken o iş yürümez üzgünüm Hedo ! Ha tab G-Hill & Hedo işbirliği ile dış ve içerden kompleks hücumlarla iç-dış sayıları bulunabilir lakin Amare'nin hırçınlığı boyalı alanda yok artık, zor iş !

Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/12/2010 :  13:59:56  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
tony allen grizz'le, dorrel wright warriors'la, jordan farmar ve johan petro da nets'le 3 yıllığına anlaşmışlar.

bir de bucks'a kötü haber: redd şubattan önce dönemiyor.


Go to Top of Page

tribalpk

578 Posts

Posted - 07/12/2010 :  21:41:34  Show Profile  Reply with Quote
suns iyi iş çıkardı. warrick-hidoyu 4 numara oynatıp 5 numarada lopez-frye ikilisini kullanabilirler. uzamak istediklerinde hidoyu 3e çekebilirler. phoenixe bakınca topla oynamayı seven dragic var nash var. childress-richardson çolak adamlar. nash de yaşlandığı için 40 dakika oynamayacak.

hido bu ortamda ortalığı karıştırabilir. penetrelerde sıkışınca 3lükte boşa kaçmış birilerini mutlaka bulacaktır. suns playoff yapamasa da taraftarın pek umrunda değil. bence hido için 10 numara bi transfer oldu. daha iyisi anca orlando-miami-lakers olurdu.
Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/13/2010 :  05:15:32  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
dan gilbert'ın lebron hakkındaki açıklamalarından ötürü cavs 100.000$ ceza aldı. stern'ün kılıcı keskindir ama normalde bu tarz konuşmalara 25.000$ ceza verilirdi. hadi söz konusu lebron olduğu için 2 katı diyelim. fakat x4 biraz ağır olmuş.

Go to Top of Page

Sex Type Thing

USA
516 Posts

Posted - 07/14/2010 :  00:09:57  Show Profile  Click to see Sex Type Thing's MSN Messenger address  Reply with Quote
Katiliyorum; Gilbert Phil Jackson butun sene boyunca aldigi cezalari tek hamlede ikiye katladi...Dan Gilbert'in anlamasi gereken kendisini bu arenaya sokan kisinin bile LeBron oldugudur...Kim bilir Atlanta Hawks'in sahibinin ismini? Senelerce LeBron'in bir dedigini iki etmeyen sendin...Dogru ve yanlis; LeBron boyle bir karar verdi ve o karari bir sporcu olarak vermeye hakki vardir, kontrat acisi sorumluluklarini yerine getirmistir. Bir klup baskani olarak 6 senedir agirligini koyamamissan; bugun acik mektubunda hicbir sekilde koyamazsin: NBA'in en iyi iki oyuncusundan birine bu tip sifatlar takabiliyorsan; kim senin takimina gelip klubune oynamak ister? Kobe Bryant da LA'IN altin cocugudur; lakin Jerry Buss hicbir oyuncunun klupten buyuk olmadigini tek cumle yalinliginla idrak ettirmistir. Jerry Buss'i basinda iki-uc senede bir duyarsiniz ve yine kendisi cikip konusmaz; ya Kupchak ya da basin sozcusu kendi sozlerini aktarir: Agirlik budur...Dan Gilbert'in oncelikle kendisini asmasi gereken yollar var Cleveland'a gelene kadar...

"when you do fuck it up; do fuck it up with flair"

Arthur Polat
Go to Top of Page

tribalpk

578 Posts

Posted - 07/14/2010 :  10:11:57  Show Profile  Reply with Quote
Utah Al Jefferson'ı almış, güzel hamle. 25 yaşında ve derron williams ile oynıycak. 25-10 istatistiklerini rahatlıkla yakalayabilir.

Wesley Matthews için Portland'ın yaptığı yılda 7 milyonluk teklif çok yüksek. Korver ve Matthews giderse 2-3 numarada yeni bir yüzü monte etmeleri gerekicek. Kirilenko artık bi opsiyon değil bence.
Go to Top of Page

ChatJam

Burkina Faso (Upper Volta)
6709 Posts

Posted - 07/14/2010 :  11:06:04  Show Profile  Reply with Quote
şu yukarıda adı geçen mozguv, baby shaq dedikleri eleman mı? o çok iyiydi lan. amare 4 oynarsa bu 5 oynar, yan yana iyi olabilirler.

Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/14/2010 :  11:27:39  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
quote:
Originally posted by tribalpk

Korver ve Matthews giderse 2-3 numarada yeni bir yüzü monte etmeleri gerekicek.


korver zaten bulls'da

Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/14/2010 :  11:50:15  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
quote:
Originally posted by ChatJam

şu yukarıda adı geçen mozguv, baby shaq dedikleri eleman mı? o çok iyiydi lan. amare 4 oynarsa bu 5 oynar, yan yana iyi olabilirler.



şimdi o konu biraz enteresan aslında. bizim avrupa scoutımız kevin wilson uzun süre izlemiş mozgov'u. ardından d'antoni'ye önermiş. d'antoni durumu değerlendirmiş ve "riskli" bulmuş. ama wilson ısrarcıymış. dolayısıyla yıllığı 3M'dan 3 yıllık anlaşma imzalanmış. fakat mozgov'u knicks'e getiren en önemli sebep amare'nin 5 oynamak istememesi deniyor. bu sebeple d'nin 5 numarada turiaf'ı oynatacağı konuşuluyor. zaten "bence turiaf pivot bölgesinde 20 dakika oynayabilir" diyerek rengini belli etti. mozgov tam da bu anlamda rotasyonun iyi bir parçası olabilir. (avrupa basketbolunu sıkı takip eden arkadaşlar birkaç kelam etsinler mozgov hakkında)

bu arada don nelson birkaç gün önce vegas'da bu konu için "ronny 20 dakika oynar evet ama fazlasını değil" dedi. ronny'den twitter üzerinden bir yanıt bekliyoruz :)


Edited by - Spectrum on 07/14/2010 11:52:39
Go to Top of Page

tribalpk

578 Posts

Posted - 07/21/2010 :  08:41:03  Show Profile  Reply with Quote
miami veteran uzunlar ilgauskas ve juwan howard'ı bağladı. gençlerden joel anthony de 40 dakka top vermesen sorun çıkarmıycak bi adam. jamal magloire ile anlaşılmış ama kadroya girse bile oyuna girip dwight howard'a 4-5 faul yapmaya yarar sadece. bence bu yedek uzunlarla miami potaaltı sıkıntısı çekmez. chris bosh dışında top kullanmaya hevesli uzun da yok içerde, lebron ve wade için iyi haber.

forvetler miller ve jones yedek olarak çok iyi. takımdaki tek eksik yedek gard. gerektiğinde lebron da top getirebilceği için (artık yorulmamaya özen göstermesine de gerek yok) yedek gard seçimi kritik değil.

miami bombaları patlattıktan sonra akıllı oynamaya devam ediyor. seneye wade-lebron 25+, bosh 20-10 istatistiklerini bu kadro yapısıyla mutlaka yakalar. keyifli bi sezon olucak
Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/25/2010 :  16:17:20  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
bizde fena halde cp3 söylentileri var. gerçekleşir mi bilemiyorum ama cap flexibility'nin ırzına geçmiş oluruz o kesin. bir de marbury tecrübemiz var tabii. o yüzden yoğurdu üfleyerek yiyoruz sanırım. bir de houston'ın gm'liğe gelmesi durumu var ama henüz ciddi dayanakları yok. james dolan geçen gün alan houston'la yaz ligi maçlarından birini yanyana izlemiş. burdan bu mana nasıl çıkar diye sorarsanız, yaz döneminde haber sıkıntısı yaşayan amerikan basının güzelliği diye yorumlayabilirim :)

Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/25/2010 :  16:22:39  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
quote:
Originally posted by tribalpk

jamal magloire ile anlaşılmış ama kadroya girse bile oyuna girip dwight howard'a 4-5 faul yapmaya yarar sadece.


abi magloire lige geldiğinde en sevdiğim uzunlardan biri olmuştu benim. 4 tadında 5'ler hep hoşuma gitmiştir. ama ne olduysa bir türlü dikiş tutturamadı. ki miami onu draft ederken yeni bir zo yaratma peşindeydi yanılmıyorsam. şimdi sen yazınca aklıma geldi.

Go to Top of Page

ChatJam

Burkina Faso (Upper Volta)
6709 Posts

Posted - 07/25/2010 :  16:47:41  Show Profile  Reply with Quote
hornets'te iyi bi iki sezonu vardı yine magloire'un, ama dediğiniz gibi. hiç tam dikiş tutturamadı.

lakers'ın matt barnes hamlesi de iyi oldu bence.

Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/26/2010 :  03:08:53  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
phil jackson bayılıyor arıza tiplere :) ama üçgene işlerlik kazandırmak için iyi katkı verebilecek biri barnes. tek sorun dövmeleri :P

Go to Top of Page

tribalpk

578 Posts

Posted - 07/26/2010 :  21:38:44  Show Profile  Reply with Quote
steve blake + matt barnes çok iyi hamleler. blake ve fisher 48 dakikayı 26-22, 28-20 gibi bölüşürler. matt barnes da 2-3 rotasyonunda oyuna girdiği gibi etkili olabilcek bi oyuncu. bu sene dallas,denver,oklahoma,utah,portland,suns iddialı olabilir ama batının şampiyonu gasol-kobe ikilisinden biri sakatlanmazsa şimdiden belli gibi.

tmac için nba.com chicago diyor. şu kiloları üzerinden atıp biraz toparlansa, benim gibi eski fanlarına bikaç şut-asist gösterse ne güzel olur :)

Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/28/2010 :  00:05:49  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
chris paul... o kadar pis bir ikilem ki. eğer gelirse nba'in en iyi 1 numarasını kazanmış olucaz. amare'yle gayet uyumlu oynayabilirler özellikle D'nin sisteminde. ama öbür yandan ya tutmazsa? ben şahsen bir marbury vakası daha kaldıramam kalpten giderim... parker'ın gelmek istediği söylentisi ayyukta. carmelo hesapları yapıyoruz bir yandan.

of be birader!

Go to Top of Page

ChatJam

Burkina Faso (Upper Volta)
6709 Posts

Posted - 07/28/2010 :  09:26:45  Show Profile  Reply with Quote
chris paul yalan olmaz bence. tartışılır ama marbury knicks'e geldiğinde inişe geçiyordu, suns ve wolves'da yapacağını yapmıştı vs.

ama paul'de böyle bir sıkıntı yok bence. hala hedefleri var, daha oyunu kafasında bitirmemiş. ve bence iş ahlakı çok yüksek bir adam paul. en azından öyle düşünmek istiyorum.

Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/28/2010 :  15:51:40  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
abi new york'un havası suyu farklı. attığın her adım takip edilir basın tarafından. bençte havlu sallayan bir oyuncu bile olsan bu böyledir. haftada mutlaka bir kez msg organizasyonlarına katılırsın. sık sık tv'ye çıkarsın. reklam anlaşmaların olur. o kapsamda çocuklarla buluşup basketbol oynamaktan evsizlere yemek dağıtmaya kadar pekçok kampanyada yer alırsın. ve bunlar knicks'le sınırlı kalmaz. red bulls, rangers vs organizasyonlara da dahil olursun. (örn: thierry henry ny red bulls formasıyla sahaya ilk çıktığı gün ronny turiaf ona destek olmak için şehirdeki mekanlardan birinde tv başına geçti diye new york times'da haber oldu.)

ayrıca knicks seyircisi farklıdır. q-rich maç bitiminde soyunma odasına giderken kolundaki sleeve'i çıkarıp tribüne atmadı diye gözden düşme noktasına gelmişti mesela... takım mücadele ettiği sürece 10 maç üst üste yenilseniz gık çıkarmazlar. eğer sizi severlerse gerçekten severler ve takip ederler. yine başka bir örnek vermek gerekirse "the decision" gecesi şehrin barlarında mini röportajlar gerçekleştirilirken elindeki şişeden bir fırt bira çekip şöyle demişti biri: "hey lebron! biliyor musun umrumuzda değilsin. burası new york. ve kaybeden sensin."

uzun lafın kısası knicks'de basketbol oynamakla ligin kalan takımlarında basketbol oynamak arasında basın, seyirci ve klüp bakımından farklar mevcuttur. bu baskının altından kalkmak her zaman mümkün olmayabilir. paul her ne kadar şu an en iyi oyun kurucu olarak gösterilse de (ki katılıyorum evet) bugüne kadar zirvede mücadele etmedi hiç. ve bu en büyük soru işareti. o sebeple zirvenin tozunu yalamış yutmuş ve oldukça sağlam tecrübeler edinmiş bir tony parker olasılığı varken ve cap anlamında daha avantajlıyken paul seçeneği bana o kadar sıcak gelemiyor malesef. öte yandan paul için hornets'in istediği bir iki fa'le anlaşıp takasta kullanmak fikri de çok itici. bu şartlar altında knicks'e gelirse "abi biz senin için cap space'i feda ettik ona göre" baskısı söz konusu olacak, tüm diğer saydığım baskıların üzerine...

Go to Top of Page

ChatJam

Burkina Faso (Upper Volta)
6709 Posts

Posted - 07/29/2010 :  01:19:14  Show Profile  Reply with Quote
http://www.commercialappeal.com/news/2010/jul/28/body-found-memphis-police-lorenzen-wright/

:(

Go to Top of Page

Hixxxer

Turkey
1200 Posts

Posted - 07/29/2010 :  01:24:18  Show Profile  Click to see Hixxxer's MSN Messenger address  Reply with Quote
oha ya ....

Go to Top of Page

Spectrum

USA
4284 Posts

Posted - 07/29/2010 :  01:27:03  Show Profile  Visit Spectrum's Homepage  Click to see Spectrum's MSN Messenger address  Reply with Quote
ohaa :(

Go to Top of Page

ChatJam

Burkina Faso (Upper Volta)
6709 Posts

Posted - 07/30/2010 :  10:27:41  Show Profile  Reply with Quote
quote:
Originally posted by Spectrum

abi new york'un havası suyu farklı. attığın her adım takip edilir basın tarafından. bençte havlu sallayan bir oyuncu bile olsan bu böyledir. haftada mutlaka bir kez msg organizasyonlarına katılırsın. sık sık tv'ye çıkarsın. reklam anlaşmaların olur. o kapsamda çocuklarla buluşup basketbol oynamaktan evsizlere yemek dağıtmaya kadar pekçok kampanyada yer alırsın. ve bunlar knicks'le sınırlı kalmaz. red bulls, rangers vs organizasyonlara da dahil olursun. (örn: thierry henry ny red bulls formasıyla sahaya ilk çıktığı gün ronny turiaf ona destek olmak için şehirdeki mekanlardan birinde tv başına geçti diye new york times'da haber oldu.)

ayrıca knicks seyircisi farklıdır. q-rich maç bitiminde soyunma odasına giderken kolundaki sleeve'i çıkarıp tribüne atmadı diye gözden düşme noktasına gelmişti mesela... takım mücadele ettiği sürece 10 maç üst üste yenilseniz gık çıkarmazlar. eğer sizi severlerse gerçekten severler ve takip ederler. yine başka bir örnek vermek gerekirse "the decision" gecesi şehrin barlarında mini röportajlar gerçekleştirilirken elindeki şişeden bir fırt bira çekip şöyle demişti biri: "hey lebron! biliyor musun umrumuzda değilsin. burası new york. ve kaybeden sensin."

uzun lafın kısası knicks'de basketbol oynamakla ligin kalan takımlarında basketbol oynamak arasında basın, seyirci ve klüp bakımından farklar mevcuttur. bu baskının altından kalkmak her zaman mümkün olmayabilir. paul her ne kadar şu an en iyi oyun kurucu olarak gösterilse de (ki katılıyorum evet) bugüne kadar zirvede mücadele etmedi hiç. ve bu en büyük soru işareti. o sebeple zirvenin tozunu yalamış yutmuş ve oldukça sağlam tecrübeler edinmiş bir tony parker olasılığı varken ve cap anlamında daha avantajlıyken paul seçeneği bana o kadar sıcak gelemiyor malesef. öte yandan paul için hornets'in istediği bir iki fa'le anlaşıp takasta kullanmak fikri de çok itici. bu şartlar altında knicks'e gelirse "abi biz senin için cap space'i feda ettik ona göre" baskısı söz konusu olacak, tüm diğer saydığım baskıların üzerine...





süper açıklama :) ben yine de "gününde bir paul avrupa'daki her takımda oynar" diyorum :D yani iyi olur iyi.

Go to Top of Page
Page: of 82 Previous Topic Topic Next Topic  
Previous Page | Next Page
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Düşler ve Kabuslar © Cenk SARI
Düşler ve Kabuslar RSS Feed